Özgeçmiş Kitaplar Medya İletişim Güncel Okuma Listesi Ana Sayfa
 
MAKALELER
Kurumsal İletişimde Bloglar:
Türkiye’deki Bilişim Şirketlerinin Kurumsal Blog Uygulamaları Üzerine Bir İnceleme

Yeni iletişim ortamı olarak interaktif iletişimi sağlayan sosyal medya araçlarının, hedef kitle ile etkileşimli iletişim gerçekleştirebilmek açısından halkla ilişkiler uygulamaları içindeki önemi büyüktür. Bir sosyal medya aracı olarak karşımıza çıkan blog’lar, sanal ortam günlükleri olarak da adlandırılmakta ve kişilerin, kurumların bilgi paylaşımında bulunmalarını sağlamaktadır. Tarihsel dizine göre, en son yazılanın en üstte yer aldığı blogların en önemli özelliği ise yazar ve okuyucu arasında etkileşime olanak tanımasıdır. (Makalenin devamı için tıklayınız)

İmajın Çekiciliği mi, Sokrates’in İtibarı mı?

Çoğu kez tüketim toplumunun yarattığı bir olgu olarak değerlendirilen son yılların popüler kavramı imaj, aslında insanların kendilerine yönelik algıyı belirleme isteğiyle varlığını her zaman hissettirmiştir. Görkemli binalar, ritüeller, kralların portreleri, Olimpos Dağı’nda yaşatılan tanrılar, güç ve etkililiğin göstergesi haline gelirken, günümüzde markalararası farklılıklar, imajların farklılığı olabilmektedir.

 

İmaj çağında, eylem değil söylem, söylenen değil, söyleme biçimi ön plana çıkmakta ama her şey gibi içi boş olan imajlar kısa sürede tükenmekte, yaşanan hayal kırıklıkları ise iletişim yönetimi açısından imaj kavramının sorgulanmasına, erozyona uğramasına yol açmaktadır. (Makalenin devamı için tıklayınız)

Değişimin İletişimden Geçen Yolu

“Hiçbir toplumsal süreç ya da öğe, değişmeden bağımsız olarak düşünülemez. Her toplumsal  öğe ve süreç değişmeye katkıda bulunduğu gibi , değişme tarafından  etkilenir de”... (Kongar s..281)

Darwin’in evrim teorisinden etkilenen toplum bilimcilere göre, insan ırkının mükemmele erişme çabası, canlı organizmalara benzeyen toplumlar açısından da geçerlidir. Ondokuzuncu yüzyıldan bu yana, evrimci anlayışın ağırlığını duyan toplumsal değişim kuramlarına göre, her uygarlık içgüdüsel eğilimleri nedeniyle, bütün uygarlığın izlediği yolu bireysel olarak tekrarlayacak ve diğerleriyle temas bu süreci hızlandıracaktır (bkz. Appelbaum, s.18-21). (Makalenin devamı için tıklayınız)

Etik Kuralların   Medyada Tartışılamaz Önemi

Orhan Hançerlioğlu ahlakı  belli bir toplumun belli bir döneminde bireysel ve toplumsal davranış kurallarını saptayan ve inceleyen bilim dalı olarak tanımlamaktadır. Türkçe'de sözcük, toplumsal ahlak olarak töre, bilim olarak törebilim terimleriyle karşılanmış, bilim ve  felsefe  olarak törebilim terimi, Fransızca  ethique (nazari ahlak) ve morale (ameli ahlak) terimlerinin  karşılığında kullanılmıştır. Eski düşünürlerin bütün bu anlamları içeren Yunanca ethik sözcüğünü kullanmalarına karşın, daha sonraları  felsefi ve bilimsel ahlak anlamında ethique ve toplumsal ahlak anlamında morale deyimleri benimsenmeye başlanmıştır.(Hançerlioğlu,8-9)

Felsefenin içinde oldukça  geniş ve önemli bir yeri olan ahlak,  toplum üzerinde etkisi giderek  artan, alanı  sürekli   genişleyen, yasalarla çizilmekle....(Makalenin devamı için tıklayınız)

Gerçeğin Efendisi Medya

İletişim fakültesinde öğrenci olduğum 70’li yıllardan bu yana iletişimin gücünün etkin ama  sorumlu kullanılması en ilgimi çeken konulardan biri olmuştur. Öyle ya onun gücü yeni mesleklere kucak açıyor, medya ile  birleşen güçler toplumda hakim anlayışı etkiliyor Sektördeki teknolojik gelişim ise, ileti bombardımana maruz kalmamıza neden olurken, pek çoğumuz,  neden niçin sorularını sormadan, gerçek kaynağı merak bile etmeden çoğu kez  bize iletilenlerle yetinmeyi tercih ediyoruz.

Bir başka deyişle, iletişim teknolojisinin akıl almaz bir  hızla gelişimi, özünde iletişim yatan mesleklere ivme kazandırırken, iletilerin.... (Makalenin devamı için tıklayınız)

Can Damarı İletişim Olan Bir Mesleğin Yaşam Öyküsü

Halkla ilişkilerin, “neredeyse insanlık tarihi kadar eski olduğunu” anlatırdı derslerde sevgili hocam Alaeddin Asna., o yıllarda, halkla ilişkiler alanında her söylediğini sorgulamadan kabul ettiğim hocamın, bu ifadesine ne yalan söyleyeyim, biraz da kuşku ile yaklaşır, mesleğine duyduğu saygının, bu yaklaşımın nedeni olduğunu düşünürdüm.

Ama yıllar geçip de, halkla ilişkilerle daha derinden ilgilenmeye başladıkça, “halkla ilişkilerin neredeyse insanlık tarihi kadar eski olduğu” görüşünü kabul.....(Makalenin devamı için tıklayınız)

Markalaşmaya Doğru İstanbul.....

İstanbul’la ilgili  yazı yazmak, kentin zenginliği nedeniyle ne kadar kolaysa,  yüzyıllara yayılan ve  farklı kültürlere kucak açmış olan bir dünya  kentine  karşı hata yapma kaygısı nedeniyle bir o kadar zor.

Aslında İstanbul ve marka kavramlarının son zamanlardaki birlikteliği, şimdiye kadar ihmal edilmişliğin ve günümüz rekabetinin zorunlu bir sonucu ...... (Makalenin devamı için tıklayınız)

İletişim İnternete mi Taşındı........

İletişim araçlarının insanlar üzerindeki  etkisi ve gücü  bir gerçek olmasaydı, reklam, halkla ilişkiler ve siyasal iletişim sektöründeki gelişimin bugünkü sürate erişmesi mümkün olmazdı.

Medyanın etkinliği ile bazı   meslekler  giderek popüler hale geliyorlar. Eğer iletişim etkin olmasaydı, çıkış noktası iletişimin gücünden yararlanmak olan meslekler bu kadar ünlenir miydi.....(Makalenin devamı için tıklayınız)

Çağı Yakalamak Değerlerden Taviz Vermek Midir?

17 ağustos depreminin ardından, ülke ve insanlık adına büyük bir talihsizlik olan, 7.2 şiddetindeki  ikinci büyük depremle sarsıldığımız anda, Sadullah Usumi’nin özelleştirmeyi  –özelde TEKEL’İN özelleştirilmesini- konu alan kitabını okuyordum.

Deprem ile özelleştirmenin ne ilgisi var diyebilirsiniz, ancak, medyadan haberleri takip ettikçe, tamamen bir tesadüf sonucu zihnimde birleşen iki konu arasında ilişki kurmakta hiç de zorlanmadım.

Nitekim yazımı yazdığım  sıralarda, felaket bölgelerine ilk ulaşan bakanlardan olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Yaşar Okuyan,   Kaynaşlı’dan yapılan.......(Makalenin devamı için tıklayınız)
 
Özgeçmiş Kitaplar Medya İletişim Güncel Okuma Listesi Ana Sayfa