| Özgeçmiş | Kitaplar | Makaleler | İletişim | Güncel | Okuma Listesi | Ana Sayfa |
| Makaleler | ||||||
| Markalar “Marka Fuarlar”da Buluşmalı.... | ||||||
|
Kuşkusuz fuarlar bir yandan üretici ve tüketiciyi bir araya getirirken, diğer taraftan ülke ekonomisine de önemli katkılar sağlıyor. Ekonomik ve sosyal canlanmayı destekleyen fuarlar, tabii ki katılımcı firmalar kadar ülke ekonomisine de katkıda bulunuyor. Sanayi ve ticaret yaşamının yeniden düzenlendiği, Cumhuriyet Parası’nın tedavüle sokulduğu, bankaların kurulduğu, uluslararası ticaret anlaşmalarının imzalandığı bir dönemde yönetim ve iletişimin dahiyane bileşkesi olarak Karadeniz Gemisi yüzer fuar olarak denize açılıyordu. Tabii ki 1926’dan bu yana çok şey değişti, her türlü bilgi digital ortamda elimizin altında.… Dünya küçüldü, sınırlar kalktı. Ürünler ve üreticiler çeşitlendi. Rekabet inanılmaz ölçülere, iletişim internete taşındı. Ama hala yüz yüze iletişim önemini yitirmedi, hala toplantılar çalışma yaşamında orta düzey yöneticinin çalışma süresi içerisinde bir tam yılını alıyor. Öyleyse ticari ilişkilerde yüz yüze iletişime olanak sağlayan, ürünü tüketicisinin ayağına getiren fuarlar sanal alemin tüm gelişmişliğine karşın pazarlamanın vaz geçilmezi olmayı daha çok uzun yıllar sürdürecek. Bir etkinlik marka haline geldiği ve markasıyla zihinlerde yer edindiği oranda katılımcı buluyor; ürünler, markalarına atfedilen imajla zihinlerde konumlanıyor ya da sahip oldukları itibar oranında tüketicilerine katkı sağlıyor; katılımcılarına itibarlarını transfer ediyor. 1932’den bu yana Expo’yu düzenleyen BİE’ye 2000’li yıllarda üye olan Türkiye ise 1936 yılından bu yana düzenlenen İzmir Fuarı’na ev sahipliği yapıyor.. 1906 yılında Milano’nun ev sahipliği ile başlayan Expo serüveninin fuarcılığın önemli bir markasını yaratması İzmir Fuarı’na ışık tutmalı... Fuarcılığın ekonomik ve sosyal yaşama katkısı, ayrılan kaynak, yönetim ve iletişim becerisinin bileşkesi, 75 yıldır süreklilik kazanmış olan ve 1936 yılından bu yana düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı’nın bir marka haline gelebileceği inancının arkasındaki itici güç olmalı ... Rusya’da fuar yatırımları yapan Almanya, 2015 Expo’ya ev sahipliğine aday olan ve Expo’ya ilk ev sahibi olan Milano rakibimiz olmalı, yaratıcılıkta halen bir örnek olabilecek Karadeniz Gemisi başaracaklarımızın ve inovatif yaklaşımımızın bir yansısı olarak kabul edilmelidir. Markalaşmış Expo’nun, Türkiye’de düzenlenmesi için göstereceğimiz çaba, yetmişbeş yıldır varlığını sürdüren İzmir Fuarı’nı Marka Fuar haline getirme çabaları ile birlikte yol almalı; ilk yıllarında Amerika, Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, İsviçre gibi lider ülkeleri çatısı altında buluşturan İzmir Enternasyonal Fuarı’nın, dünya markalarını Türkiye’ye taşıyacak bir Marka Fuar haline getirilmesi için gereken adımlar hızla atılmalı... Başarılı ve sürdürülebilir markanın yolunun ise, iş hedefleriyle örtüşen iletişim stratejisinden geçtiği, kendileri de birer iletişim kanalı olabilen kurumların, ülkenin marka haline gelmesinde oynayacağı rolün önemi ise çıkış noktası olarak hatırlanmalıdır. 7 Ocak 2008 Dünya Gazetesi Fuarcılık Eki |
||||||
| Özgeçmiş | Kitaplar | Makaleler | İletişim | Güncel | Okuma Listesi | Ana Sayfa |