|
Tekel İşçilerinin Grevi 4C ve Özelleştirme |
26 Ocak 2010 |
TEKEL işçilerinin mücadelesini dile getiren ama biraz da geçmişe uzanan bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok düşündüm. Çünkü açlık grevine başlayan TEKEL işçileriyle tanışıklığı atalarının toprakları üzerinde kurulu Pazar Çay Fabrikası’nda çayın, tütünün kokusunu üretimin her aşamasında soluyarak geçirilen çocukluk yıllarına geri giden, TEKEL işçilerinin lideri olmuş bir babanın kızı olmak sözcüklerim üzerinde etkili olabilirdi. (devamı için tıklayınız...)
|
|
|
|
Hofstede’nin Kültür Bileşenlerinden Halkla İlişkilerin Görsel Kimlik Göstergelerine |
17 Kasım 2009 |
“Duyduğuna, gördüğüne ve okuduğuna kendi çalışma alanının gözlüğüyle bakabildiğinde artık endişe etmene gerek yok” demişti bir hocam. O zaman ne demek istediğini anlamamış olsam da yıllar sonra ona hak verdiğimi anımsıyorum… Hofstede’nin kültür bileşenleriyle halkla ilişkilerin zihnimdeki buluşması, bana yine bu anımı hatırlattı… (devamı için tıklayınız...)
|
|
|
|
Frankfurt Okulu, Adorno ve Ünsal Oskay |
19 Ekim 2009 |
Bugün M.Ü. İletişim Fakültesinde ve Teşvikiye Camiinde Ünsal Hoca için toplanan çağdaş kalabalık bana bilim insanına ve bilime duyulan saygının yüceliğini, hak edilerek alınan unvanların gücünü, öğrencilerin verdiği notun değerini bir kez daha hissettirdi. Mesleğime, verilmeyen ama alınan unvanlara, bir kez daha saygı duydum. Ünsal Hoca, yaşamla vedalaşırken de onu yolcu etmeye gelenlere ders veriyordu. Yıllar öncesinde hep söylediği gibi bugün de “aynaya bakın” diyordu, “önemli olan unvanları taşıyabilmektir.” (devamı için tıklayınız...)
|
|
|
|
Sınav Hazırlığı Yaşam Biçimi Haline Dönüşürse... |
22 Temmuz 2009 |
Bir yandan gidilecek lisenin belirlenmesi için SBS ve Yabancı Özel Okullar, diğer taraftan ÖSS sonuçları..Kısacası her yaşta gencin hazırlanacağı bir sınav var.. Mevcut eğitim sistemi içinde bu yarışa katılmaktan kurtulma şansı ise neredeyse hiç yok. İyi bir eğitim kurumunda 12 yıllık eğitim şansını elde eden azınlık da çoğu zaman bu yarışın içinde.. Çünkü aileler eski imajların etkisinde.. SBS den kaçabilenler ise zaten ÖSS’ye yakalanıyor.. Sistem bu, böyle işliyor..
(devamı için tıklayınız...)
|
|
|
|
Saylan Hoca’dan Goya’nın hayaletleri’ne |
18 Mayıs 2009 |
Bugün (18 Mayıs 2009) günün haberlerini derli toplu biçimde alabileceğimi düşündüğüm için
Abbasguclu.com.tr adresini tıkladım. Sayfa açılır açılmaz karşıma çıkan “Türkan Hocamızı Kaybettik”
başlığı, zihnimde aynı anda pek çok şeyi çağrıştırdı.
(devamı için tıklayınız...)
|
|
|
|
Üniversitelerin Bölünmesi Sorunları Çözer mi? |
18 Mayıs 2009 |
Bir ülkenin gelişmişliğiyle eğitim düzeyi arasındaki ilişki tartışılamaz. Eğitimin asli görevi ise topluma, anlayan, sorgulayan, arka planı gören, yaratıcı, duyarlı ve estetik duygusu gelişmiş bireyler kazandırmaktır. Yani eğitim öğretimden ibaret olamaz.
(devamı için tıklayınız...)
|
|
|
|
Genç Bakış ve Özü Kavrayabilmek |
4 Mart 2009 |
Genel olarak medya ve iktidar ilişkilerinin bir yönü iktidarların basın
üzerindeki baskılarının onaylanır olup olmadığı ya da yasal
düzenlemelerin basın özgürlüğünü tehdit edip etmediğiyle ilgiliyken
diğer yönü de medyanın iktidarlara yönelik tutumları ve toplumsal
sorumlulukları ve duyarlılıkları ile ilgilidir.
(devamı için tıklayınız...)
|
|
|
| |
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin İmajı |
11 Şubat 2008 |
İletişim denildiğinde ilk akla gelen şey
karşılıklı konuşmadır çoğu kez.. Oysa genel yanılgının tersine yaşamın her
anında olan iletişim, karşılıklı konuşmanın çok daha ötesinde duygu, düşünce
ve bilginin her şekilde paylaşımıdır.…
(devamı için tıklayınız...)
YÖNETİM, İLETİŞİM VE VİZYON |
05 Aralık 2007 |
Yüzlerce tanımı yapılan halkla ilişkiler, ya göklere çıkarıldı ve işletmeleri başarıya götüren tek neden olarak anlatıldı ya da bilinç yönetimi olarak işletmelerin çıkarları üzerine yapılanan bir strateji olarak eleştiri oklarının hedef tahtası haline getirildi… (devamı için tıklayınız...)
KENT KİMLİĞİNİ SOMUTLAŞTIRAN OBJELER: KENT YA DA SOKAK MOBİLYALARI |
09 Ekim 2007 |
Son zamanların popüler kavramı imaj ya da kimlik, sokak mobilyalarıyla kent projeleri bağlamında da dikkat çekmeye başladı…
Çünkü; kurum ya da kişinin kendisini tanımlama biçimi ve bu tanıma uyumlu olarak seçilen görsel göstergeler, bir yandan kimliği yansıtırken, diğer taraftan da imajı oluşturur. İçinde bulunulan mekânda yer alan objelerin her biri ise, bir iletişim öğesi olarak kim olduğumuzla ilgili ipuçları verir... (devamı için tıklayınız...)
SOSYAL ETKİ YADSINABİLİR Mİ? |
27 Eylül 2007 |
İster mahalle baskısı, ister bir başka sözcük, sonuç olarak insanlar diğerlerinden etkilenmeselerdi referans grupları ya da kamuoyu önderlerinden de söz edilmezdi..
İkna ya da sosyal etki konusunda yapılan araştırmalar, başta iletişim uygulamaları olmak üzere pek çok disiplinin baş tacı olmaz, halkla ilişkiler ve propaganda, siyasal erkin ve yöneticilerin, reklam ise, pazarlamanın baş aktörleri haline dönüşmezdi.. Sonuç olarak insanlar, sosyalleşirken öğrenir, öğrenirken de diğerlerinden etkilenirler.. Öğrenme sürecinde etkili olduğu düşünülen aile, okul, sosyal çevre, referans grupları ve sosyal etki pek çok araştırmanın esin kaynağını oluşturmuştur...(devamı için tıklayınız...)
|
Sinoplu
Diogen’in İmaj Çağına Yolculuğu …… |
“Bir adam Arıyorum” |
| |
Diogen
|
400’lü yılların başında Sinop’ta dünyaya gelen
Diogen, teknolojik ve toplumsal dönüşümü yaşasaydı, günümüz sokaklarında
halojen lambasıyla mı dolaşırdı bilinmez ama, Makyavel’in Prens'te sözünü
ettiği “amaca giden her yol mübahtır” yaklaşımı neredeyse birey ve kurumlar
için en geçerli yaşam felsefesi haline geliyor.
Çağdaşlığın ölçütünün, bir daktilo işleviyle olsa da bilgisayar kullanmak,
biraz İngilizce bilmek, günün “trend”! ini takip etmek olduğundan ve bu
ölçüte uyan bireylerin de çağı yakalamışlıklarından söz etmek ne kadar
olanaklıysa, sunulan bilgiyle yetinen bireylerin, yaşamın öznesi haline
gelmiş olmalarından söz etmek de bir o kadar olanaklıdır...(devamı için tıklayınız...)
|